Yolculuk ve Teklif
Durmak Yok Yola Devam: Araba Koltuğunda Başlayan Hayat Yolculuğum
Sevgi Dolu Bir Çocukluk
Sevgi dolu bir çocukluktu benimki, karlı kış günlerinde arabanın kaloriferlerinin ayaklarımızı ısıtması gibi, doksanlardaki arabaların motor sesinde arka koltukta uykuya dalmak gibi… Babam veteriner hekimdi, geceleri gittiğimiz köylerin temiz havasını soluduğum, bu temiz havadaki eser miktardaki ahır kokusunu da sevdiğim günlerdi. Hayat ise bir çocuğa anlatılamayacak kadar ağır bir teklifi barındırıyordu. Bunu büyüdükçe anlıyorduk. Çünkü insan gün geçtikçe yol alıyordu. Durmak imkansızdı. Bu ağır teklif bana ne babam ne başka biri tarafından edildi. On beş yaşındaydım. Ve babamdan beni İzmir Fen Lisesi’ne göndermesini istedim. O da yaptı. İşte bu aşk dolu çocukluk orada bitmişti.
İzmir’e Varış: Yeni Bir Hayatın Başlangıcı
İzmir’e vardığımızda hava nemliydi. Çarşıda uzun enseli saçımı kısacık kestirdik çünkü müdüre hanım öyle istemişti. Daha sonra kıyafetlerimi aldık. Daha sonraları çizgi sayısı ikiyi aşacak olan füme pantolonlarımı aldık. Ailem beni yurda bırakacağında bir yağmur başladı. Daha sonra o yağmurlarda aldığımız ayakkabı da ıslanıp iğrenç kokacaktı. Ah bu İzmir’in yağmurları… Babamla okulu gezemeden onları uğurladım. Bir yandan bulutlar, bir yandan annem…
Yurttaki üç kişilik odama yerleştim. Arkadaşlarım hoş geldin demeye geldiler ve onlara saz çaldım. Çocuklukta saz çalmak kolay oluyor. İnsanları eğlendirmek de öyle…
Hayatın Gerçek Teklifi
Hayatın bir yolculuk olduğunu yolu yarı ettiğimde anladım. Oraya kadar nasıl geldiğimi bilmesem de, varacağım yeri düşünmeye yarı yolda başladım. Okulun bitmesine iki sene kala yorulmaya başlamıştım. Ancak insanlar tarafından teklif edilen şeyi az çok sezebiliyordum. Üniversiteyi kazanıp meslek sahibi olursan, mutlu huzurlu bir hayatın olur. Kazanamazsan veya kazanıp da gerekeni yapmazsan hiç bir şeyin garantisi olmaz. Hayda! Keşke bunu başında söyleseydiniz ama eyvallah yola devam… Üniversiteyi kazandım. Ama insanlar zaten sürekli bir şeyler teklif ederler. Şimdi de işlerden bahsedilmeye başlandı. Ama aşağıdan yukarıdan yolun sonu görünüyordu artık. İşte gerçek teklifi orada gördüm. Varacağım yerin aslında insanlarla bir ilgisi yoktu. Sadece varacağıma inandığım yere varacaktım. Mesele yolda olmaktı sadece ve ilerlemekti.
Şoförsen Bas Gaza, Aşıksan Vur Saza
E ne olmuş? Vardım mı derseniz elbette hayır. Ama en azından babam gibi bu hayatı göğüsledim ve sevdiklerim için mücadele ediyorum. Belki ben de bir gün arabamın kaloriferinde bebeğimi uyuturum diye inanıyorum. Şoförsen bas gaza aşıksan vur saza. Durmak yok yola devam.
Kapak görseli: Açık yolda bir otomobil — Noah Wulf, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons aracılığıyla.
İlgili Yazılar
Yazar
Onur CANKurucu & Baş Editör
Makine mühendisi; otomotiv ve savunma teknolojileri üzerine yazıyor. İçten yanmalı ve elektrikli tahrik sistemlerinden Türk savunma sanayiine uzanan konularda, mühendislik ve sayısal analiz odaklı derinlemesine içerik üretiyor. Yapay zekâ destekli çözümler geliştiriyor.
Bu yazı işinize yaradı mı?
Haftalık bültende benzer rehberleri kaçırmayın.
İlgili Yazılar
Kudüs'ün Önemi ve Askeri Bağlılık: Kutsal Topraklara Adanmış Ruhlar
Kudüs'ün İslam tarihindeki yeri, 638'den bugüne şehrin el değiştirdiği dönemlerin kronolojisi ve kutsal topraklara duyulan askeri-manevi bağlılık üzerine bir deneme.
Enerji ve Otomotiv Gündemi: Yaz Sonu 2026 — 10 Gelişme
2026 yaz sonunda enerji, elektrikli araç ve savunma-otomotiv kesişiminde öne çıkan 10 gelişme: otomotiv ihracatı, IONIQ 3, AB batarya kuralları ve dahası.

Elektrikli Araç Bataryası Geri Dönüşümü Nasıl Yapılır?
Elektrikli araç bataryaları ömür sonunda ne oluyor? İkinci yaşam (ESS), pirometalurji ve hidrometalurji ile malzeme geri kazanımı, AB kuralları ve Türkiye.
Hibrit Askeri Araç mı, Saf Dizel mi? Kıyaslama
Hibrit dizel-elektrik ile saf dizel tahrikin askeri araçta karşılaştırması: menzil, akustik/termal iz, ivme, güç, bakım, maliyet ve hayatta kalabilirlik.
Yorumlar
Yorumlar yakında açılıyor. Görüşlerinizi X üzerinden paylaşabilirsiniz.